//-->

Live Max

Live Max

Ergenekon

Ergenekon Operasyonu     

Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklanan Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz orduya destek mitingine katılmıştı. Tekin, Beyazıt Meydanındaki gösteride Veli Küçükün elini öpmüştü.
Polis, dün sabaha karşı altı ayrı ilde 24 farklı adrese eş zamanlı baskın yaptı. Operasyonun, dava içeriği hakkında yayın yasağı bulunan Ümraniye soruşturmasıyla ilgili olduğu ortaya çıktı.

İstanbul Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı. 'Ergenekon' adı verilen operasyonda, dün sabaha karşı 6 ayrı ilde 24 farklı adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Küçük'ün yanı sıra avukat Kemal Kerinçsiz, Fuat Turgut, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi yöneticisi Sevgi Erenerol, Mersin'de silah üzerine "ölme-öldürme yemini" ettiren emekli Albay Fikri Karadağ ile Susurluk skandalının kilit isimlerinden Sami Hoştan, "Drej Ali" olarak bilinen Ali Yasak da gözaltına alındı.

Zanlıların ifadelerine başvurulurken Başbakan Tayyip Erdoğan, gözaltılarla ilgili bir soruya, "Devlet çalışıyor arkadaşlar" cevabını verdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise "Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında" dedi. Ergenekon operasyonu ile ilgili ilk resmi açıklama İstanbul Valisi Muammer Güler'den geldi. Güler, operasyonun İstanbul'un dışındaki illeri de kapsadığını belirtirken savcı, gözaltıların Ümraniye soruşturmasıyla ilgili olduğunu açıkladı. Ümraniye'de geçtiğimiz yıl bir gecekonduya düzenlenen operasyonda 27 el bombası ele geçirilmişti. Burada bulunan bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne atılanlarla aynı olduğu ortaya çıkmıştı.

Soruşturma kapsamında emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklanmıştı. İki ay süren takip sonunda elde edilen bilgi ve delillerin oluşturulmasının ardından önceki gece sabaha karşı operasyon için düğmeye basıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Terörle Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele şubelerinin ortak düzenlediği operasyonda İstanbul başta olmak üzere Adana, İzmir, Düzce ve Malatya'da yaklaşık 20'den fazla adrese sabah 05.00'ten itibaren baskın yapıldı, 33 kişi gözaltına alındı.

Gözaltıların artacağı bildirilirken Sevgi Erenerol ifadesine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Dink suikastının azmettiricisi olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut ise gözaltına alındığı İzmir'den sorgulanmak üzere İstanbul'a getirildi. Gözaltına alınanlar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgu için Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldü. Zanlıların sorgusu sürüyor.

Gözaltına alınanların adı, son yıllarda kamuoyunun gündemine gelen pek çok olaya karışmıştı. Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Fikri Karadağ, Hüseyin Görüm, daha önce tutuklanan Muzaffer Tekin, Oktay Yıldırım ve Kuddusi Okkır'ın birlikte çekilmiş fotoğrafları ortaya çıkmıştı. Fikri Karadağ, Mersin'de dernek üyelerine silah üzerinde yemin ettirmesiyle gündeme gelmişti.

Derneğin '13 bin 500' kişilik 'hain' listesi oluşturduğu ortaya çıkmıştı. Emekli Tuğgeneral Velik Küçük'ün ise JİTEM'in kurucusu olduğu iddia ediliyor. Küçük ismi kamuoyunda ilk kez Susurluk kazasıyla duyulmuştu. Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın son telefon görüşmelerinden birini Küçük'le yaptığı belirlenirken, Susurluk'un kilit isimlerinden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın kullandığı cep telefonunun da Küçük adına kayıtlı olduğu tespit edilmişti.

Küçük, çağrıldığı TBMM Susurluk Komisyonu'na da ifade vermek için gitmemişti. Avukat Kemal Kerinçsiz ise Türklüğe hakareti düzenleyen 301. madde davalarıyla gündeme gelmişti. Kerinçsiz, Ümraniye'de ele geçirilen el bombaları ile ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz'ın avukatlığını yapıyordu.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, TBMM'de gazetecilerin operasyona ilişkin sorusun cuvaplandırırken, "Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında devam ediyor. Konuyla ilgili İstanbul'da bir açıklama yapılacak." karşılığını verdi.

Operasyona Ergenekon isminin verilmesi ilginç. Ergenekon, soğuk savaş döneminde NATO üyesi ülkelerde kurulan gizli yapının Türkiye'deki ayağı olarak biliniyor. NATO'ya bağlı Ergenekon yapısının amacı, soğuk savaş döneminde muhtemel Rus istilasına karşı halkı örgütlemek olarak açıklanmıştı. İttifak üyesi ülkelerin birçoğu 'glodya' veya 'kontrgerilla' olarak da isimlendirilen bu örgütlerini Doğu Bloku'nun yıkılmasının ardından lağvetmişti.
Cumhuriyet Başsavcısı Engin: 33 kişi gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ümraniye'de ele geçirilen patlayıcılara ilişkin yürütülen soruşturmada, İstanbul'da gözaltına alınan 27 kişi ile diğer illerde yakalanan 6 kişi hakkındaki gözaltı ve soruşturma işlemlerinin özel yetkili 2 cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğünü bildirdi.

Başsavcı Engin, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye ilçesinde ele geçirilen el bombaları ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında ve 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek', 'bu örgüte üye olmak', 'askeri itaatsizliğe teşvik etmek', 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek', 'sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri bulundurmak' ve 'patlayıcı madde bulundurmak'' suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında halen 15 kişinin tutuklu bulunduğunu kaydetti.

Başsavcı Engin, soruşturma çerçevesinde daha önceden mahkemelerce 'gizlilik kararı' ve 'yayın yapma yasağı kararı' alındığını hatırlatarak, şunları kaydetti: "İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15 Haziran 2007 tarihli 'gizlilik kararı' ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21 Haziran 2007 tarihli 'yayın yapma yasağı kararı' bulunmaktadır.
Ergenekon Apo kimdir http://www.dailymotion.com/video/x5i881_apo-kimdir_news
Ergenekon - atv haber Ergenekon tarihçesi Ergenekon Çetesi Kiliseyi karargah yapmış Ergenekon terör örgütünün, gözaltına alınanlar arasında bulunan, Sevgi Erenerol'un basın sözcülüğünü yaptığı Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi'ni karargah olarak kullandığı ortaya çıktı. Hürriyet gazetesinin haberine göre Ergenekon operasyonu çerçevesinde, üyelerini mahkeme kararı ile 8 aydır adım adım izleyen, telefonlarını dinleyen polis, örgütün karargáhının, Karaköy'deki Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi olduğunu belirledi.
Bu soruşturmanın devamı olan gözaltılar ve müteakip soruşturma işlemleri de, bu gizlilik ve yayın yapma yasağı kapsamında bulunmaktadır. Bu itibarla soruşturmanın bu aşamasında ayrıntılar hususunda başkaca açıklama yapmaya yasal imkan bulunmamaktadır."
 
Ümraniye bombalarının soruşturma seyri

    * 12 Haziran- Ümraniye Çakmak Mahallesi'nde bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyelere ilişkin soruşturmada kamuoyunun tanıdığı pek çok kişi gözaltına alındı. Emekli astsubay Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş ve Ali Yiğit, 'terör örgütü üyesi olmak' ve 'tehlikeli patlayıcı madde bulundurmak' suçlarından tutuklandı. Bombaların, Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalarla aynı seriden olduğu iddia edildi.
    * 18 Haziran- Danıştay saldırısından sonra gözaltına alınan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'le emekli Astsubay Mahmut Öztürk gözaltına alındı. Tekin 'devletin gizli belgelerini ele geçirmek' ve 'terör örgütü üyesi olmak'tan tutuklandı.
    * 20 Haziran- Emekli binbaşı Zekeriya Öztürk'ün finansörü olduğu iddia edilen Kuddusi Okkır tutuklandı. Savcı, Öztürk'ün tutuksuz yargılanmasına itiraz etti.
    * 24 Haziran- Bursa'daki patlayıcıların sahibi olduğu iddia edilen Muzaffer Şenocak ile Aydın Yüksek tutuklandı.
    * 26 Haziran- Emekli binbaşı Fikret Emek, Eskişehir'de annesinin evinde gözaltına alındı.
    * 28 Haziran- Genelkurmay Savcılığı, konunun askeri yargıyı ilgilendirdiğini belirterek soruşturmada adı geçen sekiz eski asker hakkında soruşturma başlattı.
    * 15 Temmuz- Gazeteci yazar Ergün Poyraz tutuklandı. Kara Kuvvetleri'nin istihbari yapılanmasına ait gizli ibareli veriyi ifşa etmekle suçlandı.

Veli Küçük'ün bağlantıları

Danıştay'a yapılan saldırıları azmettirdiği ve planladığı ileri sürülen Muzaffer Tekin'in, Susurluk skandalının kilit isimlerinden emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile telefon görüşmesi yaptığı iddia edilmişti. Muzaffer Tekin'in Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisi devam ederken, bağlantıları da Tekin'e ait telefon trafiği sorgulanarak ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Yapılan araştırma sonunda, Tekin'in, Cumhuriyet ve Danıştay'a yönelik saldırılardan önce Susurluk'un kilit ismi Tuğgeneral Veli Küçük ile telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıktı.

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınanlar

Veli Küçük: Hrant Dink'i tehdit ettiği ileri sürülmüştü
1996 yılında Abdullah Çatlı'nın öldüğü Susurluk'taki kazadan sonra adı gündeme geldi. Susurluk olayının kilit ismi Küçük, ölmeden önce Çatlı'yla telefonda konuşan son kişiydi. Susurluk olayından sonra tuğgeneralliğe yükselen Küçük, daha sonra emekli oldu. Eski İstanbul Valisi Erol Çakır'la bir güvenlik şirketi kurdu. Küçük'ün ismi Susurluk'tan sonra ikinci kez Dink cinayetinde gündeme geldi. Dink'in yargılandığı davaların duruşmalarına gelen Küçük, Kemal Kerinçsiz ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile aynı karelerde yer aldı. Hrant Dink'in avukatı Erdal Doğan, hain saldırı sonrası yaptığı açıklamada, JİTEM'in de kurucusu olduğu iddia edilen Veli Küçük'ün, Hrant Dink'i defalarca tehdit ettiğini aktarmıştı.

Kemal Kerinçsiz: Protesto gösterilerinde hep ön sıradaydı
Hukukçular Birliği üyesiyken ilk defa Hrant Dink ve Orhan Pamuk'un TCK'nın 301. maddesinden yargılandığı davalarda şikâyetçi olmasıyla tanındı. Adliye binalarında ve duruşma salonlarında yaşanan arbedelerde gündeme oturdu. Hrant Dink, Elif Şafak, Perihan Mağden, Orhan Pamuk'un yargılandığı davalarda protestolarıyla dikkat çekti. Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklanan Muzaffer Tekin ve gazeteci Ergün Poyraz'ın avukatlığını yapıyordu.

Sami Hoştan: Tarık Ümit, Hoştan'ın çiftliğinde sorgulandı
Veli Küçük gibi Susurluk skandalıyla gündeme geldi. Ancak, sanık olarak. 'Arnavut Sami' olarak da bilinen Hoştan'la ilgili, MİT Raporu'nda, DHKP-C ile ilişkili olduğu, İspanya, Hollanda ve Kolombiya bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı, Abdullah Çatlı'nın Tarık Ümit'i kaçırdıktan sonra Hoştan'ın çiftliğinde sorguladığı ileri sürüldü. Hoştan, Susurluk Davası, kumarhaneciler kralı Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesi ve uyuşturucu ticaretinden yargılandı.

Ali Yasak: Susurluk sanıklarını düğünde buluşturdu
Yeraltı dünyasının ünlü ismi. Lakabı Drej Ali. 1988'de Milliyet gazetesini kardeşi ile ilgili bir haber yüzünden tarattı. Abdullah Çatlı ile 1979'dan itibaren tanışıyordu. Korkut Eken, İstanbul DGM Savcılığı'nda 24 Şubat 1997'de verdiği ifadede MİT'te görevli olduğu 1987-1988 yıllarında Çatlı ve Ali Yasak ile tanıştığını ve bu kişilerle MİT'in yurtdışında PKK'ya yönelik bazı istihbari faaliyetlerinde birlikte çalıştıklarını söyledi. Drej Ali, Susurluk skandalının baş aktörlerini kız kardeşinin düğününde bir araya getirmesiyle dikkat çekti.

Sevgi Erenerol: Kendisini 'Hıristiyan Türk' olarak tanımlıyor
Türk Ortodoks Patrikhanesi basın sözcüsü. Kemal Kerinçsiz'le birlikte 301 davaları ve ulusalcı eylemlerin baş aktörü. Kendisini 'Hıristiyan Türk' olarak tanımlayan Erenerol, Noel Baba Derneği Başkanı Muammer Karabulut'la Kerinçsiz'in desteklediği Türk Ayasofya Derneği'ni kurdu. Ümraniye'de ele geçirilen bombalarla ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Ergun Poyraz'ın bilgisayarında 'Sevgi Erenerol Misyonerlik 2006' isimli klasörü içeren CD de bulunmuştu.

Fikri Karadağ: 13 bin kişilik 'hain'ler listesi hazırlamıştı
Emekli albay. 17 Mayıs 2006'da gerçekleştirilen Danıştay saldırısından sonra gündeme gelen Kuvayi Milliye Derneği'nin başkanı. Üyelerine silah üzerine yemin ettirmesiyle tanınan kuvvacı Karadağ'ın, Muzaffer Tekin'le yakınlığı biliniyor. Karadağ'ın, Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklu emekli Yüzbaşı Tekin, emekli astsubay Oktay Yıldırım ile fotoğrafı ortaya çıktı. Karadağ '13 bin 500 'hain' kişi ve kurumu belirlediğini, bunların hesap vereceğini' iddia etmişti.

Güler Kömürcü: Kelebek operasyonunda telefona takıldı
Akşam Gazetesi yazarı. Ulusalcı yazılarıyla tanınıyor. Sedat Peker ve adamlarına yönelik 'Kelebek operasyonu' kapsamında yapılan telefon dinlemelerine Peker'le yaptığı konuşmalarının takılmasıyla gündeme gelmişti. Kömürcü, istihbarat, psikolojik harp ve komplo teorileri ile ilgili yazdığı yazılarla dikkat çekiyor.

Fuat Turgut: Hrant Dink'in katil zanlısı Hayal'in avukatı
İzmir Barosu avukatı. Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in avukatı. Cinayet davasının ilk duruşmasında Dink ailesinin avukatlarına laf atarak olay çıkarmıştı. Turgut ayrıca, şehit ailelerinin Orhan Pamuk'a açtığı davayı da takip etti.

Büşra Erdal, İstanbul
zaman.com.tr

http://www.turkei.net/images/news/24057.jpg
Kuddusi Okkır - Ergenekon sanıklarından
Kuddusi Okkır: İşadamı. Teknopark Elektronik Bilişim ve Danışmanlık şirketinin sahibi, Orion Yapımcılık, Orion Reklam, Markam Danışmanlık şirketlerinin ortağı.
Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetmiştir...

ERGENEKON ve MASONLAR

Ülkemizde yaşayan hain dönek çift dinli sebataycıların demeçleri; “20. yüzyılda yahudiler iki devlet kurmuştur. Türkiye ve İsrail’dir”. Amerika başkanı, Amerika’da eğitim gördüğü sırada 33. derece mason olan Süleyman Demirel’i  ziyaret ederek, kuracakları yeni dünya düzeni hakkında bilgi vererek Demirel’in yerini belirlemiştir. Ülkemizdeki satılmış yazarlar ulusal kurtuluşumuzu sağlamış olan Mustafa Kemal Atatürk’e küfür eden asılsız iğrenç iftiralar atan rıza nuri gibi yazarlar, Atatürk’ü kendileri gibi sebataycı  ve mason ilan ediyorlar ancak gösterdikleri kaynaklar ise hep İngiliz ve Fransız kaynaklarıdır. Bu İslamcı gibi davranan satılmışlara örnektir. Bir de entelektüel satılmışlarımız var Orhan Pamuk,  Moon tarikatı üyesi ve sebatataycıdır “30 bin kürt ve 1 milyon ermeni öldürdük”, fanatik ermeni ve pkk lıların dışında kimse böyle bir açıklama yapmazken, Orhan Pamuk’ta “ben biliyorum bu iş böyle oldu” deme edası nerden geliyor.

Amerikan basınına verdiği demeçler “korkudan Türkiye’ye gidemiyorum” vb saçma sapan açıklamalar, bence bu adama bir an önce Nobel ödülü verilince  o zaman bizde Orhan Pamuk’ta rahatlar.

Mason ve sebatist yapılanmanın Atatürk’ü silme çalışmaları, İsmet İnönü’nün Türk liralarındaki Atatürk resmini silip yerine kendi resmini basması ile başladı. Zaten İsmet İnönü’nün eşi Mevhibe hanım Bülent Ecevit’in eşi Rahşan hanımda sebataycıdır, belirli dönemlerdeki sebataycı yazarlar, Halide Edip Adıvar, Emin Yalman, Abdi İpekçi, şimdiki en büyük kalemleri Orhan Pamuk ile Türk halkını yozlaştırma çalışmalarında bulundular.Ekonomik güçleri ile ülkeyi sömürdüler siyaseti onlar belirledi ve askeri darbeleri organize edip tetiklediler, bu çarka çomak sokanlar veya kendi istekleri dışında yazan kalemlerin kalemlerini teker teker kırdılar. İş adamı, gazeteci, akademisyen, vb.. hepsi saygın aydın Kemalist ve laik önderler gibi görünerek bu örgütler için çalıştılar.

Bu örgütlerin yönetimine gelirsek; örgütlerde hiçbir zaman bir asker başkan olamaz, sadece üye olarak bulunur, emekli olan bütün üst düzey askerler hemen bir holdinge danışman veya strateji uzmanı olarak işe başlar (Korkmaz Yiğit’in danışmanı Güven Erkaya ,Cavit Çağlar ve Hayyam Garipoğlu nun  danışmanı Teoman Koman liste uzayıp gidiyor..). Türkiye’nin başına gelmiş en büyük rezillikleri yapan Çevik Bir bu hiyerarşiyi bozarak başkanlığa aday oldu, 28 şubat için üstün performans ile çalıştı, Ankara Sincan da tankları yürüttü,  bu ortamın oluşması için radikal dinci gruplar maddi olarak desteklenmeliydi, gerekli finansman kaynaklarını saygın holding patronlarımız Koç,Sabancı,Doğuş,Şahenk,Karamehmet’ler tarafından karşılandı.28 şubat’ın laik devletteki din olgusunu temizlemekle hiçbir ilgisi yoktur. Bu bir kamuflajdı sadece.
28 şubat kararları, medyanın yanlış yönlendirmesi ile halka yeşil İslamcı sermaye olarak tanıtılan Anadolu sermayesini bitirip yerine sebataycı ve mason sermayesini yerleştirme operasyonudur. Ülkemizde kendileri için gerektiğinde tetikçilik yapan ancak daha sonra bu örgütlere ters düşen, Uğur Mumcu,Ahmet Taner Kışlalı,Hablemitoğlu  gibi birçok kalemin, kalemini kırmışlardır.

Bütün saygın holding patronları; kendi adamları olan Güneri Civaoğlu,Emin Çölaşan,Ertuğrul Özkök, Fatih Altaylı’dan başkasına demeç vermez. .......... gazetelerde diğer beyin yıkama kimliksizleştirme araçlarıdır.1980 sonrasında ülkücüleri, Mit mafya olarak kullanmaya başladı.
Bu Mit için doğru bir oluşumdu, hiçbir fikri ayrılığı oluşmayacak grupla çalışmak Mit’i memnun etmekte idi. Örgüt için tehlike oluşturan Hiram Abbas, Cem Ersever, Mehmet Eymür ortadan kaldırılacak ve yerlerine Mehmet Ağar ve Şenkal Atasagun getirilecek. Şenkal Atasagun göreve gelmesiyle ilk işi Çeçen Lider Dudayev’i ortadan kaldırmak oldu, bunu da dönemin başbakanı Erbakan sayesinde başardı. Erbakan tarafından Dudayev’e bir uydu telefonu hediye edildi (telefon Amerikan Nec marka). Bununla Amerikalılar tarafından yeri belirlenen Çeçen Komutan Dudayev Ruslara satıldı.

28 şubat sonrası devlet yeniden yapılanmaya giderek Mehmet Özbay kod adılı Abdullah Çatlı’yı ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı tasfiye eder.Abdullah Argun, Haluk Kırcı, Oral Çelik yetim bırakılıp bitmek bilmeyen bir yargılama sürecine sokulurlar, zamanında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını da günah keçisi ilan edilip idam edildi, şimdi de Korkut Eken ve Sedat Emin Bucak vatan haini ilan edildi. leyla zana’nın, apo’nun avukatlığını yaptığını ve apo için sayın başkanım demesini kanıtlayan, ayrıca aşiretinden olan yüzlerce akrabası pkk ile girdikleri mücadelede sırasında öldürülen, Sedat Emin Bucak, leyla zana dan daha adi bir vatan hani ilan edildi.

Bu konsey bir operasyon gerçekleştirecekse hemen bir suni gündem yaratılıp yapılacak işlerin üstü kapatılır, bankalar hortumlanırken yaratılan, YÖK, başörtüsü, şal gündemi ve Üzeyir Garih öldürüldüğünde yaratılan Pınar Konuşkan gündemleri gibi. Süleyman Demirel’in yiyeni Yahya Murat Demirel in bir türlü yurt dışına kaçamamasının sebebi bu banka hortumlama olaylarının bir kişiye ihale edilip sürekli medya tarafından şamar oğlanı olarak kullanılması gerekli idi, buda Murat Demirel oldu.

Bu banka hortumlama olaylar gündeme gelme imkanı yoktu ancak Mossad’ın Türkiye'deki kasası olan Nesim Malki’nin öldürülmesinden sonra Mossad kaybolan 8 milyar dolarının peşine düşüp seri suikastlar işleyince kendi kendini vurdu  Alaaddin Çakıçı-Mesut Yılmaz-Güneş Taner-KorkmazYiğit bağlantıları ortaya çıktı.

Türkiye de ki kasaları olan Nesim Malki’nin ölmesinden sonra Mossad kaybolan parasını ülkemizde iş yapan  Yahudi Üzeyir Garih, İshak Alaton, Asil Nadir gibi birçok işadamından bunu tahsil etmeye karar verdi Üzeyir Garih maşayı tersten tutup Türk yetililerle konuşsrak kendi idam fermanını imzaladı .Üzeyir Garih zırhlı araçlar ile korumasız dolaşmayan sürekli tedbirli önemli bir işadamı ,o gün görüşmeye  giderken yanına korumasını almaması çok güvendiği biriyle gizli bir şey görüşeceğini akla getiriyor.

Mezarlık ta İbda-c sempatizanı Yener Yermez tarafından direkt karaciğerin den ustaca bıçaklanarak öldürülmesi Kayseri otogarında Yener Yermez paket edilip polislere teslim edilmesi görgü tanıklığı yaparak”2 kişiydiler birisi ellerini tuttu diğeri bıçakladı ”açıklaması ile ortalığı bulandıran otoparkçı Ayhan Yılmaz’ arabasında vurularak öldürülmesi bunların arka plana alınıp Pınar Konuşkan ve arkadaşının açılarla dolu hayatının çuk diye gündeme yerleştirilmesiyle Mossad ve örgüt tam gövde gösterisinde bulundu

Büyük Kulüp; Bütün bu işleri yapan, Nato üyesi ülkelerde Cia tarafından kurulmuş, Mossad’ın organize ettiği ERGENEKON isimli örgüttür. Topluluk çıkarları için sağ sol hiç fark etmez, “Tam Bağımsız” ve “Türkiye Türklerindir” puntalı gazeteleri ile Kemalizm ve laiklik ile oynayarak, Koç ve Sabancı gibi büyük holdinglerin çıkarlarını, Türkiye'nin çıkarlarından daha çok gözeten bir topluluktur. Bu örgütün ülkemizde ki kolu Büyük Kulüp tür. Aynı zamanda Hz. İsa’nın kan tasını koruyan sapık topluluk Tapınak Şövalyelerinin de yurt dışındaki yayın organı ile aynı ismi kullanıyorlar.

Büyük Kulüp, Masonlar, Sebataycılar, Siyonistler, Evangelistler, Kuru Kafa ve Kemikler Tarikatı hepsi  Siyonizm Tapınağı Tarikatı altında toplanıyorlar. Bir zamanlar Deniz Kuvvetleri komutanlığını yürüten Güven Erkaya, 12 Eylül sonrası Başbakanlık yapmış olan Bülent Ulusu Büyük Kulüp başkanlığı yapmışlardır. Süleyman Seba Mit’ten emekli olmadan önce Mit İstanbul Bölge Müdürü idi, Alaaddin Çakıcı’nın kulübe kabulünü Süleyman Seba sağlamıştır. Alaaddin Çakıcı’nın biran önce yurt dışına kaçması gerekiyordu, çok şey biliyordu ve konuşursa Türkiye'de yer yerinden oynardı. Alaaddin Çakıçı devlet kontrolünde kaçırıldı ve Sinan Engin kendisine verilen talimatı uyguladı.

Manevi Cihazlama Teşkilatı; Protestan Tapınak Şövalyelerinden olan Amerikalı Frank Buchman tarafından 1929 da kuruldu. baba Bush ve oğul Bush un üyesi oldukları Evangelistler bu tarikatın alt kurumudur, bu tarikat Türkiye'de Fakirleri Koruma Derneği adı altında Beyoğlu’nda Asmalı Mescidi ile aynı sokakta faaliyet göstermektedir.
 Derneğin kurucusu 33. derecede mason olan Prof.Fahrettin Kerim Gökay’dır, her yerinde masonluk işareti olan heykellerle dolu olan Göztepe’deki köşkü bu örgütün toplantı merkezidir, diğer toplantı yerleri ise İsmail  Ağar’ın Kadıköy’deki köşküdür, Mehmet Ağar’la bir akrabalık bağı yoktur, ancak Rıfat Zorlu’nun akrabasıdır, Ayasofyanın Ortodoks ibadetine açılmasını ve ruhban okulunun yeniden açılması hakkında görüş bildiren ilk kişidir. Hazım Atıf Kuyucak ise Türk masonlarını moon tarikatında temsil eder. Bu kulübün susurluk sırasında adı geçmişti ve başkanı gizlice gidip Türkiye’deki İtalyanların temiz eller operasyonunu yapan savcılar gibi temiz elleri başlatan Cengiz Engin ve Engin Baltacı’ya ifade vermişti.

Ergenekon STV haber darbe eylem planı
Ergenekon portreleri STV Bu tarikat tamamen birbirine bağlı sayılmaz yani kendi aralarında da görüş ayrılıkları olabilir, tıpkı Cem Uzan da olduğu gibi, Özal, Koç, Sabancı, Karamehmet her birsi tek başlarına Uzanlar’a karşı başarılı olamadılar. Uzanlar’ın Nokia’ya yaptıkları falan pek önemli değildi, ama uluslararası bu örgüt, Amerikan Motorolaya atılan 3 milyar dolarlık kazığı affetmedi ve Koç-Sabancı ittifakını kurup Uzan ları bitirdiler.

3 kasım 1996 gecesi şarjor sesleri,makineli tabancalar,tevkif müzakereleri,susturucular,operasyonlar,sigaradan duman altı olmuş izbe odalar,yeşil pasaportlar,sahte kimlikler,sahte silah ruhsatları bir ülkeye adanan sevda şiirleri ile gecen bir ömür ansızın çıkagelen bir kamyon Efsane Ülkücü Abdullah Çatlı, Kocadağ ve Gonca Uz’a mezar olan Mercedes kazadan daha yarım saat bile geçmeden bütün haber bültenlerinde aracın markası modeli plakasına kadar Abdullah Çatlı’nın  kullandığı Mehmet Özbay adlı sahte kimlik nasıl öğrenildi.Anavatan Partisi Başkanı Mesut Yılmaz çoğunlu ülkücülerden oluşan kurmayları ile bu olayın üzerine nasıl gitti.

MİT Kontr-Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür Abdullah Çatlı’nın asalaya karşı eylemlerde  kullanıldığını ancak Abdullah Çatlının daha sonra Emniyet ile çalıştığını  açıkladı.Mehmet Eymür MİT görevlisi Tarık Ümit’in Abdullah Çatlı tarafından sorgusunun sona ermesi için Mehmet Ağar ve İbrahim Şahin ile görüşmesi devlet içerisinde ki kliklerin çatışmasıdır.
Üç kafadar Dursun Karataş, Bülent Uluer, Paşa Güven dev-yol un İstanbul’da örgütlenmesi için çalıştılar ancak yapılan yanlış ASKİ bildirgesi ile örgütle olan ilişkilerini askıya aldılar.
12 Eylül sonrası birçok örgüt yöneticileri yurt dışına kaçtı ancak 29 polisin elinden kaçan  ve Nihat Erim, Gün Sazak, Hiram Abbas, Hulusi Sayın, Kemal Kaycan, Özdemir Sabancı suikastlarını gerçekleştiren Dursun Karataş bu eylemleri savunduğu devrim adına mı yoksa ERGENEKON adına mı yaptı.Bu Dursun Karataş’ın yakalanması için polislerin harekete geçirilmesi ve polislerin elinden kaçması devlet içersindeki feodal güçlerin çatışmasındandır.Özdemir Sabancı suikastı da devlet içerisindeki tam olarak kontrol edilemeyen çekirdek kadro tarafından dhkp-c havale edilmiş halidir Sabancının kürt sorunu hakkında barış düşündüğünü açıklaması devlet tarafından sert bir şekilde uyarılmalarıyla sonuçlandı.Dursun Karataş İnterpol tarafından 174 ülkede 50 ayrı suçtan aranmasına rağmen bir türlü yakalanmaması 29 polisin baskınından kurtulması belli güçlerin göz yumması ve yönlendirmesiyle olur.
Bu çekirdek kadronun her kesim içerisinden ideolojik fark gözetmeksizin kullandığı insanlar var kimi zaman devrim için yanıt tutuşan Dursun Karataş, Paşa Güven kimi zaman da kalbi vatan sevgisiyle dolu Abdullah Çatlı kullanabilen içerisinde asker emniyetçi profesör bulunan  tam bağımsızbulunduğu ülkede kontrol edilemeyen ancak  belli güçlerin kontrol edebildiği bir güçtür  rivayetlere göre Gladio Konsey Ergenekon ........

Büyük kulübe kimler üye... gündüz kılıç, bülent ulusu, cevher özden (banker kastelli) ali rıza çarmıklı, a. emin yalman, (tek dünya fikrini yayma cemiyeti"ni dahi kurmuştur.), ömer çavuşoğlu, -kardeşi- nazlı ılıcak ve kocası kemal ılıcak, nejat eczacıbaşı, sabri ruso, duran kalkan, (99’a kadar 13 sene başkanlığını yapmış), çetin emeç, ahmet fevzi ellialtıoğlu (devşirme, babalarından biri yeniçeri ocağının "56. ortası"na mensup), sadettin bilgiç, gazanfer ilge, atalay coşkunoğlu, yuda leon cukran, mehmet emin karamehmetler, ümit aslan utku, nejat tümer (emekli oramiral), enver necdet egeran (muhteşem salamon’a "mason değildir" belgesi veren tpao’nun yıllarca başında oturmuş adam) başaran ulusoy, selçuk maruflu, (anap’lı, "arı grubu", "finans klüp" ve "mülkiyeliler birliği" üyesi, dpt ve eximbank’ta uzun süre çalıştı.) raif dinçkök, adem ceylan (meşhur ceylan holdingin "para işlerine" bakan üyesi, bu aile eski İstanbul emniyet mdr. hasan özdemir ile eski mly. bkn. masum türker’i parmaklarında oynatırlar ve "iş" takibi yaptırırlardı) vehbi koç, sakıp sabancı, şerif egeli vesaire...

Büyük Klüp" İdari Heyeti Yönetim Kurulu:
başkan: duran akbulut sanayici, gündüz kaptanoğlu armatör, Türk armatörler birliği koop. bşk. ercan targay bankacı tevfik altınok hazine ve dış ticaret eski müsteşarı m. okan oguz sanayici, ihracatçı (tim eski başkanı) rıdvan kartal avukat, ekonomist, armatör yağız dağlı hukukçu, uluslararası av. birliği yön. kur. üy. ergun erez inş. müteahhidi ferudun pehlivan 19. ve 20. dönem bursa milletvekili mehmet özcan sanayici nuri baylar işadamı

Yedek Üyeler:
perviz zekioğlu sanayici o. taylan kendirli ekonomist çetin yentur bankacı inan şefkatlioğlu sigortacı hande yılmaz ihracatçı Murat Numan Erdem ekonomist Nevhan Gündüz işletmeci

Balotaj Kurulu:
ali rıza özkan sanayici metin selçuk bankacı, halkbank eski gn. md. yard. ahmet malaz sanayici mehmet seren dinçler avukat ahmet bedri ince armatör koptagel ilgün prof. dr. eski başhekim selcuk gökçe ihracatcı hasmet olgaç kimya mühendisi melih tavukcuoğlu müteahhit rıza dedehayır işadamı ahmet özbilge yönetici adem ceylan sanayici misel gülçicek sanayici burhan sargın işadamı ugurman yelkencioğlu yönetici, tofaş eski gen. md.

Yedek Üyeler: serpil bağrıaçık ekonomist coşkun bekar gümrük müşaviri emir berduk marsan yönetici mehmet g. güven endüstri ve kimya mühendisi atilla tacir ekonomist disiplin kurulu yekta güngör özden anayasa mahkemesi eski başkanı necıp kocayusufpaşaoğlu prof. dr. (hukuk) nezih ıserı emekli amiral, yuksek muhendis nazmı akıman emekli buyukelci ahmet serpıl prof. dr. yeditepe üniversitesi rektörü erol cihan prof. dr. av. sabi ruso avukat sevgi gümüştekin avukat thy genel müdür eski muavini turgut içten yeminli mali müşavir ersin eti dr. yüksek mühendis ertuna yaşar avukat

Yedek Üyeler: besalet barım işadamı, oktay özcan ithalat-ihracat, ismail yıldız işadamı, zeki tanyeri sanayici, tekin akmansoy sanatcı

Denetleme Kurulu: halil gümüş yeminli mali müşavir, alper kuş ist. eski defterdarı,
engin berker yeminli mali müşavir yedek uyeler sinan kılıç doktor yiğit tavukcuoğlu ekonomist, orhan tuncer işadamı. Alıntı

Komplo Teorisyeni der ki:
Yüzyılın en büyük temizliği.
Savcılarımız ve hükümetin baskılara karşı çok direçli olması lazım. Bunlar her türlü provakasyonu, baskıyı, tehditi, suikastı deneyeceklerdir.

Her kesimden insanın (sağcı, solcu, devrimci, Atatürkçü, ulusalcı, dindar, milliyetçi, sivil, asker, mason vb.) örgüt içinde yer alıyor olması dikkate değer.Bunları bir araya getiren mutlaka çok büyük güçler var.
Bugün 2 ziyaretçi (40 klik) kişi burdaydı!

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=